Arda Turan: "Benim Galatasaray'da oynadığım zaman Fenerbahçe rahattı"
SALI, 28 NISAN 2020 09:58

Ajansspor'a konuşan Arda Turan'ın açıklamaları şu şekilde:

Haliyle evdeyim. Dikkatli olmaya çalışıyoruz. Bol bol spor yapmaya çalışıyoruz. Oğlumla vakit geçiriyoruz, egzersizler yapıyoruz. Saha antrenman yerini tutmaz tabii ama elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyoruz. Bugünler sağlığımız için, moralimiz için önemli günler.
Galatasaray doğduğum, büyüdüğüm, çocukluk aşkım ve top topladığım bir camia. Hatta camiam. Nerede hizmet etmemiz gerekirse orada hizmet ederim. Bu hep böyleydi, bunda sonra da böyle olacak
Daha 32 yaşındayım. "Arda Turan bitti" haberleri nereden çıktı bimiyorum. Ancak en az 3-4 sene daha oynamayı planlıyorum. Uzun yıllar sonra ilk kez sezon başı kampı geçireceğim. 3-4 sene daha en üst seviyede oynayabileceğimi herkese göstermek istiyorum. Planım bu yönde. Tabii futbolu bırakınca, işler bitince ailemle oturup, birlikte futbol sonrasında ne yapacağım hakkında karar vereceğiz.
İnsan plan yapıyor, kader arkadan kıs kıs gülüyor diye bir laf var. Şu an istediğim tabii oyunun içinde olmak istiyorum ama futbolu bıraktığımdaki halim durumu belirleyecek. Ancak futboldan kopmak istemiyorum. Futbol, beni ben yapan bir şey. Zekam, nefesim, ömrüm yetene kadar oyunun içinde olmak istiyorum.
Simeone beni savunma sisteminde çok etkiledi. Savunmanın bireysel yolla değil takım halinde olduğunu bana gösterdi. Savunma sistemin amacı merkezi kapatmak. Kenar bölgeleri ikinci planda. Tabii bunu defalarca tekrarlatarak bizlere öğretti. Pozisyon almakta iyi olduğumu düşünüyorum ve bu pozisyon almakta iyiliğimi ona borçluyum.
Falcao ile hep görüştük, halen görüşüyoruz. Doğum günüme de geldi. Beraber yemek yedik. Uzun seneler beraber oynadık. İyi işler başardık, kupalar kazandık. İlişkimizi hiç kaybetmedik Futbolculuğu gibi kişilik olarak da iyi biri. Galatasaray'a hizmet etmesine çok seviniyorum.
Senelerdir top oynuyorum. Amatöreden, profesyonele gelene kadar pek çok hocayla çalıştım.Recep Ahmet Keskin, Cenk Özcan, Rami hoca, Müfti hoca, Ali Yavaş.. Altyapı da Abdullah avcı ve Suhat hoca.. . Bu hocalarla beraber bir yerlere geldik.
Profesyonel anlamda Türkiye'de Hagi, Fatih Terim, Gerets, Ersun Yanal gibi isimlerle çalıştım. Master anlamında da Diego Simeone, Luiz Enrique gibi hocalarım oldu. Hepsinin iyi yönlerini aldım. Hepsi iyi ve kaliteli futbol adamlarıydı. Ancak ben de Simeone ve Fatih Terim'in yeri çok farklı.
Abdullah Avcı bile olsanız bir yere gittiğinizde kendi sisteminizi kurmanız için sisteme uygun oyuncular transfer etmeniz gerekir. Bugün Guardiola, Klopp bile yeni bir kulübe gittikleri zaman 10-15 futbolcu transfer ediyor. Abdullah Avcı bir sistem hocası. Böyle hocalara sabır etmemiz lazım. 2-3 ayda onlardan bir şeyler isteyemeyiz. Önceliğimiz sabır olmalı. Hoca Beşiktaş'ta biraz şanssızlığa uğradı. Sıkıntılar yaşadı ancak benim hocanın insanlığına ve hocalığa inancım tam.
Messi iyi bir takım arkadaşı. Oyunun merkezi bir isim. Oyunu seven, her zaman topla yeni hareketler deneyen ve eğlenceli biri. Ancak tüm bunlara rağmen futbolun gerçekliğinden kopmaz. Gevşeklik göstermez. Fazlasıyla saygıyı hak ediyor. Şahsi düşüncem insanın gözüyle görelebileceği en iyi topçu. Lineker; Maradona ve Messi tartışması için çok güzel bir şey demiş: Messi'nin Dünya Kupası yok ama Maradona'nın da 4 tane Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yok. Bence tarihin en iyi futbolcusu.
Messi'nin takımda her zaman ağırlığı ve liderliği vardı ama hiçbir zaman hoca üstünlüğü yoktu. Profesyonel birisi. Ne zaman ve nerede durmasını iyi bilir. Messi başarının takım olmakla geleceğini bilen birisi. Başarı takımla ve organizasyonla gelir. Messi'de bunu iyi biliyordu.
Pique ile hala görüşüyoruz. Aslında bu konular biraz abartılıyor. Çünü ben eskiden Galatasaray'de oynadığım takım arkadaşlarımla da görüşüyorum, Barça'da oynadığım arkadaşlarımla da görüşüyorum. Başarı ya da başka şeyler bu durumu değiştirmez. Barcelona'da oynadığım yıldızlar arayıp, sorarlar beni. Ben de öyle. İnsani ilişkileri çok yüksek insanlar.
Serdar Özkan'ın çalım yeteneği, Ergin Keleş'in şutu, keza İlhan Parlak'da öyle. Aydın'ın sürati, Uğur'un ise sakatlık problemi oldu. Diz kapağı kırılmasa Avrupa'nın en iyi oyuncularından biri olabilirdi. Talihsiz sakatlıklar onu etkiledi. Bizi özel yapan şey beraber oynamamızdı. Dağılınca herkes kendi yoluna gitmek zorunda kaldı. Türkiye'deki sistem arkadaşlarımın ön plana çıkması zorlaştırdı. Biz biraz daha beraber oynasaydık farklı şeyler olabilirdi. Hocalar kendi başarılarını kazanma isteğinin önüne koydu. Sabırsız bir ülkeyiz. Bizim jenerasyonumuza biraz daha sabredebilseydi Galatasaray, 100-150 milyon Euro kazanabilirdi.
Emre Belözoğlu hangi işi yaparsa yapsın her zaman en iyisini yapmak için ve kazanmak için yapar. Eğer ileride yönetici olursam, bana yöneticilik anlamında da iyi bir rakip olacaktır. Onun için en iyisini istiyorum. Ülkemize her zaman hizmet etmiş, bu yaşına kadar futbol oynadı. İnşallah en iyisi olur. Fenerbahçe'de yöneticilik yapacağını bilemem. Bu Fenerbahçe'nin iç yüzü. Ancak başarılı olmasını isterim.
Fatih Hocayla görüşüyoruz. Allah'a şükür hocam iyi. Her şey yolunda. Başakşehir-Galatasaray maçı öncesinde elini öpmem gayet samimi ve içten bir durumdu. Hoca bizim büyüğümüz. Olması gereken şey oldu. Kendisinin elini öptüm ve bundan dolayı mutluyum. Gönlüm ferah. Yıllar geçiyor ve yaşadığımız güzel anılar var. İnsanlara bu güzelliği bırakmamız lazım. Hoca benim baş tacım.
Bir futbolcuya Barcelona'dan teklif gelirse, oraya gitmesinden daha doğa bir şey yoktur. Barcelona'da da iyi bir performans gösterdim. Oynadığım dönem, aldığım süre ve verimim ortada. Kariyerimle ilgili hiçbir pişmanlığım yok. Benim saha içinde değil, saha dışında bazı hatalarım oldu. Özel hayatımda oldu Saha içinde hata yaptıysa bu iyi niyetim yüzünden olmuştur. Hayat bazen istediğimiz gibi gitmeyebilir. Ancak ben hiçbir zaman sahada kazandığımı, sahada kaybetmedim. Çoğu futbolcu gibi sahada sürünmedim. İnsanlara nasıl yükseldiğimi bir kez daha göstermek istiyorum.
Kaptanlık çocuk bakıcılığı değil. Ben kulübün içinden gelmiş biriydim. Hoca, yönetim ve oyuncu arasındaki köprü isimdim. Kaptanlık pazubandını takmadığım zamanda saha içinde liderdim. Ben Galatasaray'da iyi futbolcularla, iyi insanlarla oynadım ama her zaman oynadığım takımlar Fenerbahçe'nin altındaydı. Ben Atletico'ya gittikten sonra Fatih hoca, Selçuk, Sneijder, Drogba geldi. İyi bir takım kuruldu. Benim Galatasaray'da oynadığım zaman Fenerbahçe rahattı. Bütçesi iyi, stadı yenilenmiş bir takımdı. Ancak bizim öyle bir durumumuz yoktu. Tüm bunlara rağmen Galatasaray kariyerim mutlu ve huzurlu geçmişti.
Yorum Yaz
0 / 500
sil
gönder
Yorumlar
filtreler
Yorumlar Yükleniyor...